Batman, Bilim ve Marketing Üzerine

Her geçen gün bilim inanılmaz ilerleme katediyor. Kim bilebilir belki şundan 50 yıl sonra iş yapmamız dahi gerekmeyecek. Yapay zeka insanın yerini alabilir, robotların çağı geliyor olabilir ve tabi bu insanlık için iyi de kötü de olabilir. Çeşitli düşünceler var fakat bu konuda sokağa çıkıp insanların fikrini almaya çalışsak maalesef çoğunluğun hiç bir fikri olamayacaktır. Dünyada bilim insanları dışında bilimle ilgilenen, bilimsel konularda fikri olan çok fazla insan yok. Son dönemde bilim insanları ve bilimsel çalışmalar yavaş da olsa halka inmeye başlamışken ülkemizde henüz bu yöndeki çalışmalar maalesef ihmal edilebilir düzeyde. Peki bu ilgisizliğin sebebi insanların bilime isteksiz olması mı? Sanmıyorum.

Basit bir örnek gerekirse NASA’ya bakalım. Anbean her gelişmeyi tüm sosyal medya hesaplarından ve web sitesinden yayınlıyor ve bilim insanı olmayan, bilime ilgisi olmayan insanlar bile çok rahat anlayabiliyor NASA’nın ne demek istediğini. Yani insanlara onların anlayabileceği bir dille yaklaşarak ve olaylara ilgi uyandırarak kendilerini ifade edebilecekleri bir pazarlama metodu belirlemişler. Ancak bu durum çok sık karşılaşılan bir durum değil tabi. Hele ki ülkemizde maalesef bu tür iletişim yöntemi izleyen ise yok denecek düzeyde.

Örneğin ‘Güç Kaynaksız Uçuşun Prensipleri’ gibi bir çok yazı görebiliriz her yerde. İlgi uyandırıp insanları çekebilecek bir başlık olduğunu sanmıyorum. Fakat bunu siz aşağıdaki gibi ‘Batman’in Uçması Mümkün mü?’ gibi bir başlıkla verebilirseniz çok geniş kitlelere ulaşıp araştırmanızı yayabilirsiniz.

Sayısız çalışma, basit bir mühendisin bile güç kaynağı olmadan bir uçan mekanizma yapabileceğini göstermiştir. Pelerininden başka herhangi bir özelliği olmayan ama yüksek binaların tepelerinden uçup kaçabilen hayali süper kahraman Batman hakkında endişelenmenize gerek yok yani. Ama o gerçekten… mümkün mü?

İngiltere’deki Leicester Üniversitesi’ndeki Fizik ve Astronomi bölümünden bir grup, Batman Begins filmini baz alarak bazı hesaplamalar yapmaya karar verdi.
Düşen Batman’ın yörüngesi “. Bu dört araştırmacı bazı varsayımlarda bulundu.

-Birincisi; Batman’in pelerininin ve yapımında kullanılan malzemelerin fizibilitesinin “katı bir aerofil şekli” sağlamak için yeterince iyi olduğunu düşünmüyorlar.

-İkincisi; Batman’in, daha elverişli açıları sağlamaya çalışırken yörüngesini değiştirmesi kesinlikle mümkündür.

Ben açıkçası matematik kurdu sayılmam. Trigonometride ilk tetrayı gördükten sonra beynim kış uykusuna girdi. Ama araştırma sonuçları bilimceden dilimize çevrilmiş. Yani Batman için güzel haberler var. 

Batman’in iniş hızı, katman katsayısı için bu yüksek bile bir tahmin. Batman 350 metre yükseklikte bulunuyor, ki bu kabul edilebilir. Çok yüksek, çok fazla değil mi? Çok değil. Dedikleri gibi, herşey inişle ilgili.

Sorun, zemin seviyesinin hızı ile ilgilidir. Hız yaklaşık 80 km / sa’lik sabit bir hıza sabitlenmeden önce 110 km / s’ye kadar hızla yükselir. Bu yüksek hızlarda, ağır hasar ihtimali veya ölümcül olma ihtimali yüksektir (bu hızlarda araba sürmek bile tehlikeli).

Pelerinle oradan oraya uçmak havalı olabilir. Ama gerçekler şöyle söylüyor. Eğer Batman bu hızla bu şekilde binaların tepelerinden uçarsa Bat-pankek olur ve zeminden kazımak zorunda kalınır. Araştırmanın son bölümünde şöyle söyleniyor: 

Paraşüt gibi bir yavaşlatıcı kullanılmıyorsa böyle bir şey mümkün değil.

Gotham’ın dar sokaklarında paraşüt sığamayacağı için ve kötü adamlar paraşütü fark edeceği için, üzgünüz Batman.

Kaynak

Sonuç olarak baktığımızda akademik çalışmalar, bilimsel araştırmalar yapan bilim insanlarının çalışmaları halka inmediği sürece bir gün sadece satır aralarında yer alan kişilere dönüşmeleri kaçınılmaz olacaktır.

 

 

 

 

Leave a comment